Dijital Kitaplık Logo

Dijital Kitaplık

Kitap Alıntıları ve Dijital Kitaplık

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

✨ Kar amacı gütmeyen bir ekip tarafından okur ve yazarlar için oluşturuldu.

🌟 Kitapların paradan daha değerli olduğu bir okur topluluğu. Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız!

Ücretsiz Kayıt Ol
Bir babanın çocuklarına bırakacağı en kıymetli miras, t - Reşat Nuri Güntekin | Dijital Kitaplık
Yaprak Dökümü

Reşat Nuri Güntekin

Yaprak Dökümü

"Bir babanın çocuklarına bırakacağı en kıymetli miras, temiz bir isimdir.

Hem romana hem de diziye damgasını vuran bu cümleyle başlamak istedim. Çünkü çoğumuz o dizinin içinden geçtik. Sadece izlenmedi, yaşandı. Nesilden nesile aktarıldı, evlerin içine sindi, bizim “enlerimizden” biri oldu.

Şurada incelemeye bir müzik ekleyebilseydim… hiç düşünmeden o tanıdık ezgiyi açardım. Hani daha ilk notasında içini burkan, istemsizce “yalaley yalaley” diye eşlik ettiren o müzik… Toygar Işıklı’nın dokunuşları, bu hikâyeyi sadece okunur değil, hissedilir kılıyor. Roman boyunca o melodi kulağımda çaldı; karakterler sanki sayfalardan çıkıp karşımda oturdu.

Diziyle kitabı kıyaslayanlar olmuş. “Aynı değil, yansıtmıyor” diyenler… Ama bana kalırsa bu biraz damak meselesi. Nasıl ki bademi hem çiğ hem kavrulmuş severiz, bu da öyle. Zaman değişir, anlatım değişir. Elbette farklılıklar olacak. Ama öz aynı kalır: içten içe çürüyen bir düzen ve dağılmaya mahkûm bir aile.

Asıl meseleye gelmeden önce şunu belirtmek istiyorum ki Fikret karakterine ayrıca hayran Kaldım.
__Fikret'te öyle emsalsiz bir ahlâk güzelliği vardı ki onun bütün kusurlarını kapardı.
__
Bu alıntı bile Fikretin zerafetini yeterince anlatıyor.

Hayriye hanım her anne gibi her şeyi öngörür. Bir annenin sezgilerinden daha güçlü ne var ki?
Bu şehir bizi yutar dediğinde herkes umursamadan önüne bakmıştı.
Sanki o günden sonra evren, Hayriye hanım ve ailesi için farklı çalışmaya başlamıştı. Aman ağzımızın tadı kaçmasın dedikçe, sustukça her şey daha da çıkmaza girdi.

Ali Rıza Bey… Namusuna, dürüstlüğe ve geleneksel değerlere sıkı sıkıya bağlı bir adam. Prensipleri onun hem kalkanı hem de yükü. Çocuklarını korumak isterken aslında onları hayata karşı savunmasız bırakıyor. Çünkü dünya onun bildiği dünya değil artık. Otoritesiyle ayakta tutmaya çalıştığı aile, zamanla kendi içinde çatlamaya başlıyor.

Belki de en büyük kırılma burada başlıyor. Devir değişirken, katı kurallar esnemediğinde… yasaklar çoğaldığında… çocuklar ya susmayı öğrenir ya da ilk fırsatta dağılmayı.

Bence bu hikâyede hataların bu kadar hızlı büyümesinin nedeni tam da bu. Aşırı sıkı tutulan bir ipin eninde sonunda kopması gibi… Her şey bir anda çözülüyor.
Sonra o kaçınılmaz son yaşanıyor ve <a href="/etiket/k" class="tag-link" data-tag="k">#k</a>:185010 yaşanıyor.

“Kurallar çiğnenmek için vardır.” sözü, bu hikâyede sadece bir cümle değil; adeta kaçınılmaz sonun habercisi.

Ve geriye şu soru kalıyor:

Bir aileyi ayakta tutan şey gerçekten kurallar mı, yoksa o kuralların arasında nefes alabilmek mi?"

✍️ Kitap İncelemesi
Sümeye kıngır
Sümeye kıngır İlk 1000
@sumeyekingir 02 Aug
4 beğeni
0 yorum
12 görüntülenme

Satır Arası Notlar

Yoruma kullanıcı eklemek için @kullaniciadi yazmanız yeterlidir.

💬 0 Yorum

Henüz bir yorum bırakılmamış

İlk yorumu sen yap!

Hoş Geldin, Okur!