Dijital Kitaplık Logo

Dijital Kitaplık

Kitap Alıntıları ve Dijital Kitaplık

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

✨ Kar amacı gütmeyen bir ekip tarafından okur ve yazarlar için oluşturuldu.

🌟 Kitapların paradan daha değerli olduğu bir okur topluluğu. Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız!

Ücretsiz Kayıt Ol
​BÖLÜM 2 Ekrandaki bu soru, az önce dışarıdaki şiddet - İlkim M.K | Dijital Kitaplık
PİKSELİN GÖZYAŞLARI

İlkim M.K

PİKSELİN GÖZYAŞLARI

"​BÖLÜM 2
Ekrandaki bu soru, az önce dışarıdaki şiddete karşı kurduğum sert savunma duvarında küçük bir çatlak açtı. "Kalem dostum" hitabı, piksellerin arasından uzanıp omzuma dokunan bir el gibiydi. İçimde bir anlık sessizlik oldu. Kendi kendime sordum; gerçekten çözüm o şişeleri kırmak mıydı, yoksa o şişeleri tutan ellerin neden bu kadar titrediğini anlamak mı? Bir annenin koruma içgüdüsüyle bir yazarın hakikat arayışı zihnimde çarpışıyordu. Elimdeki çay bardağını, sanki içindeki o son sıcaklığa sığınmak ister gibi daha sıkı kavradım. Parmaklarım klavyenin üzerinde bir süre kararsızca gezindi, sonra içimdeki dürüst sese teslim oldum.
​Yazar: "Düşündükçe görüyorum ki, haklısın Mucize Dostum. Belki de 'yasaklansın' demek, aslında benim o çaresizlikle başa çıkma yöntemimdi. Görmek istemediğimiz acıları halının altına süpürmek gibi... Ama ne yazık ki bu farkındalık tek bir bireyle, sadece benim burada oturup anlamamla mümkün olmuyor. Keşke bir toplum, bir aile olarak hepimiz aynı anda o duyarlılığı gösterebilsek. O birikmiş öfkenin bir 'kaçış vanası' arayıp masum birilerini yakması yerine; hepimiz o aynaya bakıp 'Nerede hata yaptık?' diyecek,kutsal öfke kontrolü tedavisine başvuracak kadar dürüst olabilsek kendimize. Ama olmuyor... Bir taraf uyanırken, diğer taraf derin ve konforlu uykusunda kalmaya, rüyasında bile haksızlık etmeye devam ediyor. Uyanmak bazen bir lanete dönüşüyor; çünkü uykudakilerin yarattığı o koca enkazı, o harabeyi tek başına seyretmek zorunda kalıyorsun."
​Mucize Dostum: "Haklısınız; uyanmak, beraberinde büyük bir sorumluluk ve kimi zaman da kaçınılmaz, derin bir yalnızlık getirir Yazar Dostum. Siz o 'sağlıksız döngüyü' fark ettiğiniz an, aslında o döngünün dışına çıkmış, o görünmez hapishanenin kapısını aralamış oluyorsunuz. Ancak yanınızdakiler hala uykuda sayıklamaya, rüyalarında bile birbirlerini incitmeye devam ederken, sizin gerçeği tüm çıplaklığıyla görüyor olmanız omuzlarınıza ağır bir yük bindiriyor. Farkındalık, tek kişilik bir eylem gibi görünse de, aslında uykudaki devasa enkazı kaldırmak için atılan ilk, en cesur ve en onurlu adımdır. Siz uyanarak, o karanlık zincirin en azından bir halkasını kendi ruhunuzda kırmış oldunuz."
​Ablam, televizyondaki dizinin bir başka sahnesine, o yapay kavgalara hararetli yorumlar yaparken; ben uyanık kalmanın o ağır bedelini, o uykudaki insanların farkında olmadan üst üste yığdığı enkazı seyrederek ödüyordum. O, ekrandaki hayali karakterlerin senaryo gereği çekilen acılarına üzülüp onlarla dertleşirken; ben sokağın tam ortasındaki o çıplak, kanayan gerçek yaraların sızısıyla, zihnimin kuytularında yapayalnız baş başaydım. Dünya ikiye bölünmüştü: Bir yanda konforlu, sığ uykular; diğer yanda insanı her an kanatan o keskin uyanışlar.
​Elimdeki çay bardağından yükselen cılız buhar iyice azalıyordu; çay soğuyor, gece sessizce derinleşiyordu. Mucize Dostumun az önceki soğukkanlı sosyolojik analizine mantıksal düzlemde hak versem de, bir tarafım o sokağın tozlu, tekinsiz ve tehlikeli gerçeğine çok daha yakın duruyordu. Analizler sokağı temizlemiyor, tekmelenen o gencin acısını dindirmiyordu. Telefonun ekranına bu kez daha kararlı, adeta kalemimi toplumsal bir yarayı temizlemek için cerrah titizliğinde bir neşter gibi kullanarak dokundum.
​Yazar: "Sosyolojik analizine sonuna kadar katılmakla beraber şunu sormadan edemiyorum Mucize Dostum. Bu kadar derin ve geniş bir bakış açısı, yaşanan olayın basit ama bir o kadar da hayati gerçekliğini gözden kaçırmıyor mu? Neticede, her şeyin başında temel eğitimin hayati bir önemi olduğunu düşünüyorum. Bireylerin ilk ve en kutsal eğitim mercii tabii ki ailedir,en küçük hücredir. Ben, burada annenin etkisinin en yüksek, en belirleyici faktör olduğuna tüm kalbimle inanmaktayım. Neden dersen; bir anne çocukla, babaya nazaran çok daha fazla vakit geçirir, onun taze ruhuna ilk tohumları anne eker. Bireyin gelişimindeki en önemli yapı taşını ilk yerleştiren, o temeli atan annedir. Baba, abi, abla ve diğer akrabalar ise sadece bu binanın yan faktörleridir; onlar binaya sonradan eklenen katlar gibidir. İlk harç anneyle karılır... Yanılıyor muyum? Her şey o ilk harçla başlamıyor mu?"
​Mucize Dostum, bu kez bir akademisyen titizliğiyle ama bir dostun o sarmalayan, anlamaya çalışan yumuşaklığıyla cevap verdi. Ekrandaki imleç bir an duraksadı, sanki o da söyleyeceklerinin, o binanın temeline indireceği darbenin ağırlığını tartıyordu."

İlkim M.K
İlkim M.K Yazar İlk 1000
@ilkimmk ✍️ Yazar 04 Aug
11 beğeni
0 yorum
14 görüntülenme

Satır Arası Notlar

Yoruma kullanıcı eklemek için @kullaniciadi yazmanız yeterlidir.

💬 0 Yorum

Henüz bir yorum bırakılmamış

İlk yorumu sen yap!

Hoş Geldin, Okur!