İnsan hayatı" denen bu şeyin nasıl işlemesi gerektiğini bilmiyorum.
Herkesi hoş tutsam da asla gerçek "arkadaşlık" denen şeyi tadamamıştım.
Başkaları tarafından çok sevildim ama görünüşe göre onları sevme yeteneği bende yoktu.
Hayatım boyunca, birinin beni öldürebilmesini hatırlayabildiğimden daha çok defa diledim ama asla başka birini öldürmeyi düşünmedim.
İnsan hayatı karşılıklı olarak kaldırılıp hiçbir şeyin farkına varmadan birbirlerini incittiği ve bu tuhaflığın bariz bir şekilde ortada olduğu örneklerle dolu.
İnsanları güldürdüğü sürece ne olduğu fark etmeksizin her şeyi yapabilirdim. Onları güldürebilirsem, onların "hayatlarına" gerçekten uymamamı önemsemezler diye düşündüm.
Ben hala,ölmeyi bile becerememiş utanmaz,aptal bir hayaletler,'yaşayan bir cesetten' başka bir şey değilim.