BENVOLIO: Beni dinle ve onu düşünme, unut!
ROMEO: Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?
ROMEO: Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?
Bu şiddetli hazların şiddetli sonları vardır. Öyle ki zaferleri, ateşle barutun öpüşmesi gibi kendi yok oluşlarında gizlidir.
Öldüğünde al da küçük yıldızlara böl onu; gökyüzünü öyle bir süsleyecektir ki, bütün dünya aşık olacaktır geceye.
Ayrılık öyle tatlı bir keder ki, sabaha dek iyi geceler diyebilirim sana.
Bak, nasıl da dayamış yanağını eline! Ah, eline giydiği eldiven olayım da dokunayım o yanağa!
Gülün adı başka olsaydı, yine aynı güzel kokmaz mıydı? Romeo’nun adı da Romeo olmasaydı, o kusursuz varlığından hiçbir şey eksilmezdi.