İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayüllerdir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.
İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.
Unuttum diyemem fakat üzerimde bir tesiri kalmamış.
Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.
İnsan, bazen doğruyu bildiği hâlde yanlışı seçer; çünkü doğru, acıtır.”
Unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.
İnsan, bazen doğruyu bildiği hâlde yanlışı seçer; çünkü doğru, acıtır.
İnsanların en zayıf tarafları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir (eğilimleridir). Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıklardır.
Ne şeytanı azizim, ne şeytanı?
“Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan yok.. İçimizde aciz var.. Tembellik var.. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...”
“Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan yok.. İçimizde aciz var.. Tembellik var.. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...”
Ben daha çok kendi içinde yaşayan bir insanım.. Bunun için size nazaran birkaç misli fazla yaşamış sayılırım.
Perişan bir haldeyim fakat içimde kendimden bile sakladığım bir ümit var.
Unuttum diyemem
fakat üzerimde bir tesiri kalmamış.
fakat üzerimde bir tesiri kalmamış.
Günün birinde ya çıldıracağız, ya dünyaya hakim olacağız.
Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için tek çare, kendi dünyamıza çekilmek ve hiç olmazsa manen alakamızı kesmektir.
Dünyada bana 'Nasılsın?' diye soran çok olmuştu ama 'Neyin var?' diyen olmamıştı. İçimdeki boşluğu kimse fark etmemişti.
İçimizde bir şeytan var mı bilmiyorum, ama bir iradesizlik olduğu muhakkak... Bizim mantığımızla hayat arasındaki uçurumun adı budur.