Ama ben eskisinden daha fazla harçlık alıyorum."
"Elbette," diye konuştu Franco, "bizden kurtulmak için harçlık veriyorlar. Artık bizi sevmiyorlar. Ama kendilerini de sevmiyorlar. Hatta hiçbir şeyi sevmiyorlar. Bence işin doğrusu bu.
"Elbette," diye konuştu Franco, "bizden kurtulmak için harçlık veriyorlar. Artık bizi sevmiyorlar. Ama kendilerini de sevmiyorlar. Hatta hiçbir şeyi sevmiyorlar. Bence işin doğrusu bu.
Eskiden, akşamları işten döndüğünde babam bana bir şeyler anlatırdı. Çok hoşuma giderdi. Ama şimdi ortada görünmüyor bile. Ya da yorgun olduğundan canı konuşmak istemiyor."
"Ya annen?" diye sordu Maria.
"O da bütün gün evde yok.
"Ya annen?" diye sordu Maria.
"O da bütün gün evde yok.
Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavalli, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu.
Bütün çalışma yerlerinde, büyük fabrikalarda, bürolarda, üzerinde şöyle yazılar bulunan levhalar asılıydı:
ZAMAN DEĞERLİDİR- ONU YİTİRME!
Veya: VAKİT NAKİTTİR- BOŞA HARCAMA!
ZAMAN DEĞERLİDİR- ONU YİTİRME!
Veya: VAKİT NAKİTTİR- BOŞA HARCAMA!
İnsanın işini severek ve isteyerek yapmasının bir önemi yoktu. Aksine, önemli olan şey, ne kadar kısa sürede ne kadar çok işin yapıldığıydı.
Oysa bayramları bile içlerinden geldiği gibi kutlayamıyorlardı. Hayal kurmak, suç işlemekten farksızdı. En dayanamadıkları şeyse sessizlikti. Çünkü sessizlikte gerçek yaşantılarının nasıl olduğunun farkına varıp korkuya kapılıyor ve hemen gürültüye başlıyorlardı.
işimden vakit kalmaz ki... İnsan gibi yaşamak için biraz bol zaman lazım. İnsan arada boş kalmalı.
Varlığımdan ne anlıyorum? Bir gün gelecek ve sanki hiç yaşamamış gibi ölüp gideceğim.
Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir.Ve yaşamın yeri
yürektir.
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir.Ve yaşamın yeri
yürektir.
Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz. Bu büyük sır, zamandır.
Günün birinde Yarın Ülkesi'nin bakanları ona şöyle demişler: 'Efendimiz, artık evlenmeniz gerekir. Çünkü gelenek böyledir.
Hayaller de yeryüzünün akarsularında yüzerek geldikleri yerlere dönerlermiş hemen. İşte bu yüzden ne zaman bir suyun yüzeyine baksak, orada kendi hayalimizi görürüz.
Zengin olmak marifet değil," derdi Momo'ya."Her isteyen zengin olabilir. Birazcık zenginlik için hayatlarını ve ruhlarını satanların haline bir baksana ne hale gelmişler! Yok. Ben onlar gibi olmak istemem. Varsın bazen cebimde kahve param olmasın. Ama yeter ki hep aynı Gigi kalayım!
Yapacağım, göreceksiniz, başaracağım!" diye bağırırdı başkaları onun hayallerine gülerken.
Doğru ya da yanlış ne demek ki? Bin veya iki bin yıl önce neler olduğunu kim bilebilir? Sizler biliyor musunuz?
Ama yine de ben onları fark ettim. Yani seni ve beni. Bizi fark ettim!