Dijital Kitaplık Logo

DİJİTAL KİTAPLIK

Okudukça çoğalan, paylaştıkça büyüyen hazine

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

Hoş Geldin

Hesabın var mı?

❤️Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız Uygulama

I

Yeni Okur/Yazar

Ücretsiz katıl!

Kayıt Ol

🎉İlk 1000 Kullanıcımıza Ücretsiz Ömür Boyu Onay Rozeti

II
Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri - En Güzel Cahit Sıtkı Tarancı Alıntıları | Alıntılar
Ana Sayfa / Yazarlar / Cahit Sıtkı Tarancı / Sözleri

Cahit Sıtkı Tarancı Sözleri ve Alıntıları

Cahit Sıtkı Tarancı'nın en güzel sözleri, alıntıları ve özlü sözleri

43
Alıntı
9
Kitap

Cahit Sıtkı Tarancı'nın En Etkileyici Sözleri

Alıntı (Sayfa: 158)
Şiir: Ben Aşk Adamıyım

Dolaştığım denizlerce düşünüyorum,
Bineceğim son gemi değil midir
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut.

Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer,
Derdim ki: Elbet bir ağlayanım olur benim de;
Ramazan geceleri Yâsin okuyanım,
Baharda kabrime menekşe getirenim de.

Fakat bütün bunlar olmasa da olur,
Yine tasa etmem,
Yine kırmam kimseye.
Ben aşk adamıyım,
Sevmeye geldim insanları,
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye;
Hesapsız, karşılıksız

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 156)
Şiir: Abbas

Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

🎯 Gençliği ger

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 155)
Şiir: Uçtu Uçtu

Uçtu uçtu leylek uçtu,
Uçtu uçtu masa uçtu,
Uçtu uçtu Semahat uçtu,
Uçtu uçtu. ?

Ne uçtu sanırsınız çocuklar?
Uçtu uçtu gençliğim uçtu.

🎯 Bir çocuk tekerlemesi gibi başlayıp, yürek burkan bir veda ile biten eşsiz bir şiir.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 153)
Şiir: Bugün Cuma

Bugün Cuma;
Büyükannemi hatırlıyorum,
Dolayısıyla çocukluğumu.
Uzun olaydı o günler;
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!

O zaman inandığım gibi,
Sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
Orada da Cumaysa bugün,
Başında bulutlardan beyaz örtüsü,
Büyükannem namaz kılmaktadır,
Namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekke-i mükerremeden getirilmiş.

Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkâr olduğumu hatırlayarak.

🎯 Çocukluk özlem

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 151)
Şiir: Bugün

Bugün masal değil,
Masaldan daha güzel, gerçek;
Bugün yeryüzünde olduğum gün!
Ayaktayım işte;
Asfalta amut,
Akasyaya muvazi,
İnsanla omuz omuza,
Kurtla kuşla aynı kaderde,
Gülden lâleden farksız,
Fâniliğinde ömrün;
Herkes gibi dertli,
Ümitli herkes kadar;
Ne de olsa memnun yaşamaktan.

Kim bana söyleyebilir,
Bulutlar mı geçiyor başımın üstünden,
Ben mi gidiyorum bulutlar altında?

🎯 Varoluşun tam ortasında, hayatta olmanın kıymetini bilen bir

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 150)
Şiir: Ölüm Tehlikesi

Hızla geç kalabalık caddeden;
Şoför milletine güven olmaz.
Çabucak sapıver sokağına;
Akşam karanlığa tekin değil.

Durma çal evinin kapısını,
Taş düşebilir komşu duvardan,
Ben geliyorum demez ki ölüm
Kaza bela adım başındadır.

Kişi evde gerek akşamları;
Ölürse helâllaşarak ölür.

🎯 Ölümün ansızın geldiğini ve vedalaşmanın önemini söyleyen, herkesin kalbine işleyen dizeler.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 148)
Şiir: Bugün Hava Güzel

Bugün hava güzel,
Bugün içim içime sığmıyor.
Annemden mektup aldım,
Memlekette gibiyim.

Allaha çok şükür karnım tok;
Elimi uzatsam kahve fincanı dudaklarımdadır.
Kuşlar kaçmıyor benden;
Bir güvercin kanadında okşuyorum
Göklerin maviliğini.

Serçelerin cıvıltısıyla siniyor içime
Ağaçların yeşilliği.

Şayet ölürsem,
Helâllaşmaya vakit kalmadan,
Hatırdan çıkarmayın beni;
Dünyaya benden selâm olsun,
Her nefes alıp verişiniz.

🎯 Mutl

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 147)
Şiir: Bir Ölünün Ağzından

Kabrime çiçek getirenlere gülerim;
Gafil kişilermiş şu insanlar vesselâm;
Bilmezler ki bu kabirle yoktur alâkam;
Ben o çiçeklerdeyim, ben bu çiçeklerim.

🎯 Ölümden sonra çiçeklere dönüşmek… Dört dizede anlatılmış derin bir varoluş şiiri.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 146)
Şiir: Yanlış Bilmesinler Beni

Bahçem ağaçlardan, çiçeklerdendir;
Evim taştan yapılmış.

Annem kardeşimi sever gibi severim
Ağaçları, taşları, çiçekleri;
Hepsine dair hâtıralarım var,
Kimi acı kimi tatlı hâtıralar.
Bu ağaç servi olmadan,
Bu taşa kitabem yazılmadan,
Bu çiçek kabrime çelenk diye getirilmeden,
Söyleseniz beni onlara kuşlar.

Yanlış bilmesinler beni.

🎯 Doğayla iç içe bir ruhun son isteği: Yanlış bilmesinler beni. Sade ve dokunaklı.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 144-145)
Şiir: Robenson

Robenson, akıllı Robenson'um,
Ne imreniyorum sana bilsen!

Göstersen adana giden yolu;
Başımı dinlemek istiyorum.

Ben senin olurum, sen kaptan ol;
Yelken açarız bir sabah vakti.
Güneşte gölgemiz olur deniz.
Yolculuk! derken adamızdayız.

İsterdim tercümanım olasın,
Tanıtasın beni balıklara,
Vahşi kuşlara ve çiçeklere;
Bizdendir diyesin benim için.

Ağacı çıkmasını bilirim,
Tanırım meyvanın olmuşunu;
Taş kırmak da gelir elimizden,
Ate

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 143)
Şiir: İnsanoğlu

Âdem'le Havva'dan geldiğim doğru;
Vuruldum bir kere elma dalına

Hülâ aklımda o Tufan yağmuru;
Şükür çıktığımı Nuh'un salına.

Ölmek varsa günün birinde gayri,
Göz nuru, el emeği, alın teri
Yaşadığım iyi kötü günleri
Değişmem hiçbir cennet masalına.

🎯 Hayatın zorluklarına rağmen yaşanmış her günün kıymetini bilmek. Değişmem hiçbir cennet masalına – cesur ve gururlu bir duruş.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 138)
Şiir: Desem ki…

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lâzım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin! Desem ki…

İnan bana sevgilim inan,
Ev

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 136-137)
Şiir: Allah'ı Ararken

Bilirim ne yapsam hata,
Yanlış attığım her adım;
Ellerim elma dalında;
Âdem'le Havva ecdadım.

Belli ne birdir ne iki;
Günahım baştan aşkın.
Yarab sen de bilirsin ki
Bir Sen varsın bana yakın.

Yaşaran gözlerime bak,
Ben yalan söylemek bilmem.
Her şeyim güneşte çıplak;
Nedamet bende cehennem.

Ben ne geceleyin yıldız,
Ne kelebeğim gündüzün.
Bana ben gibi riyâsız
Yüzün gerek Yarab yüzün.

Gitmekte bitmiyor umman;
Sular azgın,

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 132)
Şiir: Şubat Günü

Kim ne bilsin neydi beni uyutan?
Uyanmadığım o sabah uykudan.

Henüz yaşıyordum yeniden yeni
Bir Şubat gününün güzelliğini.

Türkü kalmasın diye söylenmedik,
Bendim o yağan kar, âsude şenlik,

Dağlara, ovalara, şehirlere;
Sevgilinin hülyalarına süre.

🎯 Uykudan uyanmamak… ve o son sabahın güzelliğini yaşamak. Hüzünlü ve şiirse

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 131)
Şiir: Ölüm II

Ey kurumaz menbaı sükûtun,
Işığı güneşten zinde ölüm,
Altında şu alçalan bulutun,
Sendedir umduğum müjde ölüm.

Aynada zifiri bir gecedir,
Bütün zulüm bu suçsuz kalbedir,
Sabır tespihim kopmak üzredir.
Ne gün kalkacak bu perde ölüm?

Ne gün aslına dönecek bu ten?
– Taş, toprak, çiçek, su veya maden –
Ruha ebediyeti vaadeden
Efsanevi yalan nerde ölüm?

🎯 Ölümü bir müjde olarak gören cesur bakış. Tarancı'nın ölümle barışık ruhu.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 129-130)
Şiir: Memleket İsterim

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

🎯 Tarancı'nın en bilinen, en sevilen şiirlerinden. Herkesin yüreği

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 125)
Şiir: Mademki Vakit Akşam

Mademki vakit akşam,
Madem ne evim barkım,
Ne de bir tek aşinam,
Açılsın gizli sofram,
Gelsin kadehte rakım,

Dostum, neşem ve şarkım!
Madem ki vakit akşam!

🎯 Yalnızlığın en sade, en güzel anlatımı. Akşam olunca tek sığınak kadeh ve dost

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 123)
Şiir: Gün Eksilmesin Penceremden

Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
– Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kâbilim, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

🎯 Gün eksilmesin penceremden – Hayatta kalmak, ışığı görmek bazen her şeyden önemlidir.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 120)
Şiir: Atatürk'ü Düşünürken

Ne şairane mevsimdi eskiden sonbahar
Bahçeleri talan eden bir deli rüzgârdı
Kırılan dal düşen yaprak şaşkın uçan kuşlar
Eskiden sonbaharın bir güzelliği vardı

Gel gelelim Atatürk'ün ölümünden bu yana
Sonbahar dahi bir tuhaf bir başka geliyor
Vatan gerçeklerini hatırlatıp insana
Türk yüreklerimizi burka burka geliyor

🎯 Atatürk'ün ölümünden sonra mevsimlerin bile değiştiğini söyleyen yürek burkan bir ağıt.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 119-120)
Şiir: Bir Şey

I

Bir şey ki hava gibi ekmek gibi su gibi
Lâzım insana lâzım onsuz yaşanılmıyor
Ana baba gibi dost gibi yavuklu gibi
Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor.

Bir şey ki sözümüzden memleket kadar aziz
Aşk ettiğimiz kendimize dert ettiğimiz
Adını çocuklarımıza bellettiğimiz
Bir şey ki artık hasretine dayanılmıyor.

II

Bir şey daha var yürekler acısı
Utandırır insanı düşündürür
Öylesine başka bir kalp ağrısı
Alır beni tâ Bursa'ya götürü

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 115)
Şiir: Nar

Nasıl acıkırsa susarsa insan
Öyle sevdim bir memleket kızını
Bir şey bu aşkın artırdı hızını
Aramıza dağlar deryalar koyan

Benim ayrılmayan tuttuğu yoldan
Aşk ile gerçek eden her masalı
Yandıkça daha gür yeşeren çalı
Budur bu aşk beni ayakta tutan

Ben aşkın ağaçta çatlattığı nar
Koparacaksan gel kopar güzelim
Dal dayansa bile yamandır hâlim
Yaprak-yemiş farkı gözetmez rüzgâr.

🎯 Aşk uğruna yanmayı, paramparça olmayı göze alan bir yürek. Ben aşkı

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 113)
Şiir: Fikr-i Sabit

Ne bileyim ben
Kimdi Amerika'yı keşfeden
Ne eder beş kere beş
Güneyden mi kuzeyden mi doğardı güneş
Kaçıncı padişahtı Yavuz
Aylardan Nisan mı yoksa Temmuz
Ne bileyim nereye gider turnalar
Şeftali ne zaman çıkar

Bahçemde gül açmış ya karanfil
Umurumda değil
Sabahlaradek kadeh elde
Aklım fikrim o güzelde.

🎯 Bilgi gösterişine inat, sadece sevdiğini düşünen bir adam. Aklım fikrim o güzelde – sade, samimi ve vurucu.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 112)
Şiir: Yadigâr

Artık ne kürk, ne post isterim
Başım hoş değil devran ile.

En gerçeğinden dost isterim
Gelsin elinde derman ile.

Gel, benden dinle âh ü zârı,
Adem babanın yadigârı,
Issız sahilde akşamları,
Dertleşen benim umman ile.

🎯 Zenginlik değil, gerçek dost isteyen bir yürek. Adem babanın yadigârı – insanlığın ortak mirası hüzün.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 107)
Şiir: Mangal Başında

Öyle dalmışım ki mangal başında!
Yaz gelmiş, İstanbul'dayım;
Karpuz yüklü mavnalar geçer
Köprü altından
Ağustos akşamları.
Müvezzi bağrışır bermutat,
Yıllanmış iskelede.

Ne çabuk açıldı Boğaz'a
Demin kalkan vapur!

Bu tren düdüğü
Olsa olsa Sirkeci'den!
Havayı birdenbire saran
Çam kokusundan bilirim
Adalardan geliyor
Sarayburnu'nu dönen vapur;

Sevgilim çıkacak bu vapurdan!

🎯 İstanbul’u, beklemeyi, hasreti ve umudu bir mangal başı

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 103)
Şiir: Böyle İşte

Hava güzel diye açsam pencereyi,
Sen misin açan? Yağmur yağmaya başlar.

Bir kadın mı gülümser karşı balkonda?
Kendime sanıp baksam kadın kaybolur.

Ne hoş kokuyor değil mi şu çiçekler?
Uçmuştur kokusu koparmak istesem!

Yemişler mi sarkıyor komşu dallardan?
Elimi uzatsam yemişten eser yok.

Herkes rakı içer, az çok neşelenir;
Bense her içişimde efkârlanırım.

Nerden, nasıl bindim Yarab bu gemiye?
Hangi denize çıksam fırtına kopar.

🎯 Ha

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 101)
Şiir: Delilere Selâm

Şen deliler, tınmaz deliler!
Size imrendiğim oluyor,
Olan biteni düşündükçe.

Öğrenmek, öğretmek isterdim,
Yağmur bakışlı insanlara,
Sırrını gülümsemenizin!

Ne güzel geçiyor gününüz,
Çektiklerimizden bihaber,
Hülyanız hakikatmiş gibi.

Mademki öyle sanırsınız,
Doğrudur sen Acem şahısın,
Sen Cengiz Han, sen de Timurlenk.

Çok daha ferah olmalıdır,
Cinnet dedikleri o cennet,
Şu akıl zindanlarımızdan!

🎯 Deliliği bir cennet, aklı ise

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 99-101)
Şiir: Ben Ölecek Adam Değilim

Kapımı çalıp durma ölüm, açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Kuşlar cıvıldamasa dallarında,
Yemişlerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor,
Güneş mi var,
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.

Deniz görünmeli akşam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten ölmem doğrusu,
Nimet bildiğim;
Sudan geçemem,
Tuzludur teneffü

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 96-97)
Şiir: Kış Güneşi

Böyle hepimiz birden bu güneşte,
Ne güzel ısınıyoruz değil mi?
Ağaçlar, çalılar, taşlar, tümsekler…

İhya eden, şad eden bu güneşte,
Gölgenizden ayırmayın gölgemi;
Birbirlerine yabancı değiller.

Yeryüzünde hemşeri bildim sizi;
Günümü aranızda geçiririm;
Gurbet yok benim için ölümden gayri.

Anlarım beni yâd ettiğinizi,
Kendiliğinden ısınınca kabrim,
Güneş çıktığı zaman kış günleri.

🎯 Ölümden sonra bile güneşle ısınan bir kabir… Ve gurb

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 94)
Şiir: Hâtırası Yeter

Yattın mı yalnızlık;
Yolculuk sanırsın
Issız deniz dibi.

Kalksan kalabalık;
Ormanda ağaçsın,
Bir gölge sahibi.

Duy rüzgârı dal dal,
Her yaprağında gün;
Çiçek aç, yemiş ver.

Gerçek yahut masal,
Güzel geçsin ömrün;
Hâtırası yeter.

🎯 Yalnızlığın iki yüzü: yatınca deniz dibi, kalkınca ormanda bir ağaç… Ve hâtırası yeter inceliği.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 91)
Şiir: Yağmur Yağıyordu

Yağmur yağıyordu Paris kaldırımlarına;
Seni düşünüyordum penceremde!
(Penceremiz olabilirdi!)

Yağmuru sevmediğin geldi aklıma.
Bulutlar da hatırlamış olacaklar ki
Yağmurda üzüldüğünü,
Sağnak durdu birdenbire; Güneş açtı.

Yüzün güldü mü bilmem,
İstanbul'daki pencerende.

🎯 Uzakta sevdiğini düşünmek… Yağmurun bile ona göre şekil alması. Hasretin en yalın hali.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 88)
Şiir: Anarşi

Ne başın haberi vardır ayaktan,
Ne elin güzden, ne burnun kulaktan.
Her biri yabancı bir dil konuşur,
Hepsi kendi âleminde sarhoştur.

Ne olmayacak şeyler istiyorlar!
Bu çocuklara laf anlatmak ne zor!
Okyanusta her zaman fırtına var;
Güneş dalga dalga parçalanıyor.

🎯 İnsanın kendi içindeki kaosu, organların bile birbirine yabancılaştığı bir anarşi olarak yorumlamak… Dâhice.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 77)
Şiir: Beni Kıskanan Ölüler

Nedir ki, bir kurt gibi yer
Sizi her an için için,
Ey hâtırası benim için
Daima aziz ölüler?

Ardında saklandığınız
Eşyaya sinmiş o gizli
Bakışlarınızdan belli
Günümü kıskandığınız.

Gün benim olmuş ne çıkar,
Ne çıkar kıskanç ölüler,
Benim için açsa da güller;
Bana da bir gün ölmek var.

🎯 Ölülerin bile kıskanabileceği fikri… Ve bana da bir gün ölmek var gerçeği. Çarpıcı ve orijinal.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 71)
Şiir: Hâtıralar

Bu tatsız akşam saatinde,
Görünmez kanatlarınızla,
Cama vurmayın hâtıralar.

Sessizliğine doymadığım
O eski saatleri, yeni
Baştan kurmayın hâtıralar.

Suda yıldızlara uyumak,
Siz de uzaktan, bir çakıp bir
Sönüp durmayın hâtıralar.

Bu tatsız akşam saatinde,
Başımda pervaneler gibi
Dönüp durmayın hâtıralar…

🎯 Hâtıraların insanı sardığı, bunalttığı anlar. Cama vurmayın yakarışı yürek burkuyor.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 62)
Şiir: Güneşe Âşık Çocuk

Camlar arkasında görünen çocuk,
Eliyle güneşi gösterir durur.

Camlar arkasında düşünen çocuk,
Hırsından, camlara yumruk savurur.

Camlar arkasında bekleyen çocuk,
Üç mevsim, güneşin seyrine dalar;
Ve kışın güneşi özleyen çocuk,
Diliyle, buğulu camları yalar.

Güneşe kavuşabilmek için çocuk,
Gündüzün boş yere çırpınır durur.
Nihayet, nihayet geceleyin çocuk,
Koynunda güneşle beraber uyur.

🎯 Ulaşılamayana duyulan özlem. Çocuk masumiy

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 58)
Şiir: Kar ve Hâtıralar

Kar yağıyor, yine kar, yine mahşer gibi kar.
Sanki güller içinde gülen taze kadınlar,
Bana beyaz buseler, beyaz buseler yollar;
Sanki güller içinde gülen taze kadınlar.

Bir rüya görür gibi gözümde sevinçler var.
Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar;
Sanırım ki uçuyor gözümde hâtıralar.
Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar…

🎯 Kar yağarken hâtıraların uçuşması. Melankolinin en şiirsel hali.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 54)
Şiir: Bir Kapı Açıp Gitsem

Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben,
Ben öyle her insandan, o kadar uzağım ben.
Yine bu gözlerimdir okşanacak şey arar,
Yoksa içimde başka bir dünya hasreti var.

Uyanır gibi birden bir korkulu rüyadan,
– O içimden sevdiğim, benim olan dünyadan –
Bir ses bana: Gel! dese, ben o sesi işitsem;
Kimsecikler duymadan bir kapı açıp gitsem!

🎯 Ben bu dünyaya yanlış gelmiş olacağım ben – Aidiyetsizliğin, yabancılığın en vurucu ifadesi

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 50)
Şiir: Uykusuzluk

O kadar korkarım ki uykum kaçtığı gece,
Sanırım bir çöldeyim, gözlerimde susuzluk.
Hafiften serpilmeye başlayıp da gittikçe
Artarak tufan olan yağmurdur uykusuzluk.

Bir canım sıkılır ki uykum kaçtığı gece,
Sanırım ağlamakta başucumda bir çocuk.
Saatlerin yerine hafızam işleyince,
Yatağımda kıvranır dururum benzim uçuk.

Bu zalim uykusuzluk – yolumu kesen haydut –
İçimde bir çığlıktır, dudaklarımda sükût.
Dilsiz karanlıklarda beliren uykusuzluk

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 49)
Şiir: Yatak

Her gün aynı sabırla dönüşünü bekleyen
Yatağının açılmış kollarına koş çabuk.
Ey her sabah kahraman, her akşam mağlûp çocuk
Senin için göğsünü rüyayla çiçekleyen
Yatağının açılmış kollarına koş çabuk.

Ne mutludur geceler hem sana hem de ona.
Pek zalim bir gündüzün hâtırasından irak,
Dertleşir ve sevişir gibi fısıldaşarak,
Uykuyu bırakınız, buse gibi en sona;
Pek zalim bir gündüzün hâtırasından irak!

🎯 Yatağın kollarına koşmak… Gündüzün yorgunluğun

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Alıntı (Sayfa: 45)
Şiir: Ömrümde Sükût

Çıngıraksız, rehbersiz deve kervanı nasıl,
İpekli mallarını kimseye göstermeden,
Sonu gelmez kumlara uzanırsa muttasıl,
Ömrüm öyle esrarlı geçecek ses vermeden.

Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika,
Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek.
Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka,
Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek!

🎯 Sessiz, iz bırakmadan geçen bir ömrün hüznü. Herkesin içinden geçen.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

KORKULU KÖPRÜ

Beşikten başlayıp mezara uzanan, Tenha ve korkulu bir köprüdür ömrüm. Ağır varlığımı aynı hızla her an
Bir baştan bir başa beyhude sürürüm.
Haydi mezara koş der gaipten bir ses. Gönlümse fısıldar: Boş kalamaz beşik. Hep böyle tereddüt içinde ben bikes, Beyhude ararım bir kaçacak delik.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

GİDİYORUM’

Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içimde Kavrulup gidiyorum.
Pervasız serçe gibi hep ganimet peşinde Savrulup gidiyorum.

Bir kış güneşi gibi bulutların esiri, Görünüp gidiyorum.
Ne belli bir yerim var, ne de sevdiğim biri, Sürünüp gidiyorum.

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

YALNIZLIK‘

Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan, Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık. Kalp çarpıntdarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

Gordüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü, Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı.
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.

Bir ayna parçasından başka beni kim anlar, Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde? Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar; Aynalar da olmasa

Otuz beş yaş Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

Bugün var yarın yoğum;
İşim bir şarkılıktır.

Otuz Beş Yaş (Ciltsiz)
Otuz Beş Yaş (Ciltsiz) Cahit Sıtkı Tarancı
Alıntı Yap →

İlgili Konular

Tüm Yazarlar →
Hoş Geldin, Okur!