Dijital Kitaplık Logo

DİJİTAL KİTAPLIK

Okudukça çoğalan, paylaştıkça büyüyen hazine

📜

Halka Duyurulur

Yükleniyor...

⚜️

Hoş Geldin

Hesabın var mı?

❤️Ömür Boyu Ücretsiz ve Reklamsız Uygulama

I

Yeni Okur/Yazar

Ücretsiz katıl!

Kayıt Ol

🎉İlk 1000 Kullanıcımıza Ücretsiz Ömür Boyu Onay Rozeti

II
Bir Doğu Türkistan Destanı kitap kapağı

Bir Doğu Türkistan Destanı

Enes Saraç

8 alıntı

Dijital kitaplığına ekle

+ Bu kitaptan alıntı yap

Bu kitabı puanla

Henüz değerlendirilmemiş — ilk sen puan ver!

Alıntılar
8
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Yerde yatan cesede koştu ama askerlerin engeline takıldı. Cafer onlarla mücadele ederken
acımasız komutan emir verdi “ Benzin dökün”
Cafer ne kadar bağırsa da kendini yırtsa da nafile, Caferi’ çok sıkı tutuyorlardı.
Halkta derin bir sessizliğe bürünmüştü. Askerlerden biri aldığı emiri gerçekleştirdi. Yerde bir
istiklal güneşi gibi yatan Ömer Baba ve beraberinde yanı başında duran Kuran, bayrak ateşler
içinde kaldı.
Cafer sadece izliyordu ve de Elinden bağırmaktan ve Ağlamaktan başka bir şey gelmiyordu.
Dedesinin yüzü iyice kül olmadan son kez baktı.
Ne de güzel gitmişti ölüme gülerek. Ya yanlarındaki şanlı bayrak ve Kur'an-ı Kerim'e ne
demeli ? ikisi de ne muhteşem idi ama dokunmalarına bile izin verilmiyordu. Hatta
gördükleri yerde topluyorlardı. En çok da elinden başka bir şey gelmemesine, bu zulme şahit
olmalarına kızıyordu.
Çinli komutan tekrardan bağırdı.
“Bana bakın lan böcekler Bir daha böyle kahramanlık yapmaya Kalkan olursa hepinizi
yakarım ! lan sizi silip süpürmem bir saatimi almaz! Bir daha böyle şeyler yapmaya Kalkan
olursa hepinizi prangaya vururum! Akıllı olun.”
Ömer Babanın cesetiyle Kur'an da Bayrak da cayır cayır yanarken askerler ve komutan
halkın bu çaresiz üzgün hallerini izlemekten çok zevk alıyorlardı. Cafer öfkeyle yerinden
kalktı.
“savunmasız çaresiz insanlara böyle yapmak kolay. Azıcık erkekliğin varsa karşıma çıkar
benimle dövüşürsün!” diye haykırdı. Komutan Cafer'in Bu meydan okuması karşısında
öfkelense de gururlu ve egoist olduğu için gururuna yedirememişti.
Meydan okumasını kabul edip ona haddini bildireceğim diye düşünüyordu
“Kabul!”dedi.
Komutan belindeki silahı çözdü, yere bıraktı. Başını örten şapkayı da sol eliyle bir hamlede
çıkardı. Kendisine meydan okuyan Cafer'e küçümseyerek bakıyordu. Cafer de bu insafsız
komutanla dövüşmek için can atıyordu. İçindeki nefreti, kini, üzüntüsü her şeyi daha tazeydi.
Cafer daha fazla ağlayarak bu kansızları sevindirmeyeceğim diyordu kendi kendine. Onlar
üzerime geldikçe daha fazla kahkaha ile güleceğim diyordu. Kendi içinde kurduğu
mahkemesinde bir yol aradı hesap sormak için. Bir gün tüm bunların hesabını soracaktı. Bu
uğurda Ölmeye bile razıydı.
Komutan bir süre daha bekledi. “ Ne o böcek korktun mu yoksa ?”
Bunu duyan Cafer ;
“Senden korkan senin gibi olsun lan şerefsiz” Cafer’i bırakan askerler gerçekleşecek olan
dövüşü izliyorlardı. Halk da pür dikkat kesilmişti.
25 yaşında Civan gibi olan bu genç delikanlıyı Zalimlere nasıl kafa tuttuğunu hayretler içinde
izliyorlardı.
0
20
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Komutan “Ne oluyor lan burada ?” diye gürledi. Asker titrek bir sesle konuştu. “Sabah ki
ezan sesini duyduktan sonra bunları zor zapt edemiyoruz.” diye cevap verdi.
“ Ha şu mesele. Ahmaklar sürüsü Siz kimsiniz de bize meydan okuyorsunuz?
Aradan beklenmedik bir ses yükseldi.
“Biz zamanında 7 düveli Dize getirmiş Ayrıca siz Çinlileri de defalarca bozguna uğratan bir
milletin torunlarıyız.”
Komutan duyduğu cevap karşısında afallamıştı.
“Kim ulan o sözü söyleyen erkek? Ortaya çıksın da boyunun ölçüsünü görelim.!” diye
haykırdı, Sinirden küplere binmişti.
Ortaya uzun boylu, kalıplı, düz saçları olan Geniş omuzları, hafif göbekli biraz da kalın kolları
sahip beyaz tenli Bir yiğit çıktı. “ Ben” dedi daha da gür sesle . Kalabalığın ve askerlerin
bakışları onu buldu. Bunu söyleyen Cafer’di. Dedesinin ezan sesini duyar duymaz O da
koşmuştu sokağa ama askerler geçmelerine izin vermemişti. “ Ah dedem” demişti içinden.
“ keşke beni de uyandırsaydın beraber gitseydik şehadete.” diye düşündü. Bir vedayı bile
gerçekleştirememişlerdi. Öfkelendi içten içe kendine. Sabah uyanabilseydi belki de her şey
daha farklı olacaktı. İş işten geçmişti. Tüm bunları düşündükçe daha da sinirlendi.
Damarlarında gezen öfke onu bambaşka biri yapmıştı.
Çinli komutan dişlerini sıktı.
“Sen kendini ne sanıyorsun , Kime güveniyorsun ? Benim için böcekten farkınız yok sizin. Ve
ben böcekleri sadece ezerim.”
Cafer bu engamenin arasında onu gördü. Dedesini. Cansız bedeninin bir özgürlük timsali gibi
duruşunu. Kanlar içinde ak yüzü. “Şerefsizler!” diye haykırdı.
0
20
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Ömer baba da zalimlere kafa tutarak mertçe gitmişti ölüme. Askerler Ömer babanın cesedini
arabanın arkasına atmış, kitapla bayrağı da yanına fırlatmıştı. Tabii ki cesedini görmeye bile
tahammülleri yoktu. Cesur olsalardı ölü bedenine bir şarjör mermi sıkmazlar, güçsüzleri
ezmezlerdi ama bunlar hiç Cesur değiller aksine korkaklıklarını zalimlikleri ile bastırmaya
çalışan aciz insanlardı. Ömer Baba’nın yaptıklarından sonra halk sokağa dökülmüştü.
Askerlerin elinde joplar, gazlar Uygur Türklerinin ise yalnızca koca yürekleri vardı.
Askerler göz yaşartıcı gazlarla joplarla halka müdahale ediyordu. Uygur Türkleri ise
“Kahrolsun Çin” sloganlarıyla askerlere karşılık veriyorlardı. Türkler mertti. Kadına çocuğa el
kaldırmazlar, güçsüzleri ezmezlerdi ama Çinliler öyle değildi. Çok kalabalık ve çok kalleş,
acımasız, insafın zerresi bulunmuyordu.
Halk yıllardan beri ezan sesine hasret kaldıklarının farkına varmıştı. Öyle ki ses semada
yükseldiğinde kalplerinde ferdasız bir titreme , huzur peyda etmişti. Cesaretleri geri gelmişti.
Hatta bazıları ezan sesini duyunca “Kurtulduk işgalden kurtulduk” diye sevinmişlerdi ama
maalesef öyle olmamıştı. Ömer Baba; uyuyan, korkmuş, yıldırılmış olan bu halkı uyandırmak
için şehadete yürümüştü. Elinden geleni yapan Ömer Baba’nın istedikleri olacak mıydı? Halk
küllerinden yeniden doğup mücadele edecek miydi yoksa yine boyun eğip sadece bir
kurtarıcı mı bekleyeceklerdi
0
29
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Bao yutkundu ve sordu.
“Ne oluyor lan burada? daha gün ağarmadan bu kargaşa da nedir ?”
Askerlerden biri cesaretini toplayıp konuştu. “şu pis ihtiyar sabah gizlice bu yıkılmış camiye
gelip Ezan okudu Üstelik bizlere de hakaret etti hem de bir elinde Kur'an diğer elinde Doğu
Türkistan bayrağıyla” diye cevap verdi.
Bao duydukları karşısında daha da öfkelendi.
“Sersem onu görüyoruz. Söylediklerini ben de duydum. Bu pis ihtiyar bu haltları yerken Siz
ne halt ediyordunuz?”
asker cevap vermek için cesaretini topladığı sırada komutan öfkesini ondan çıkarıp sağlam
bir tokat indirdi suratına.
“ Sus ulan sus! Bu rezilliğe bir de açıklama yapmaya çalışıyorsun.”
Öfkesi her saniye büyüyen komutanı Yerde yatan Ömer babanın ellerinde Duran bayrak ve
kur'an-ı Kerim daha da sinirlendi.
“ Lan ben size evleri tek tek arayacaksınız Kuranları, bayrakları Ayrıca Türklük ile alakalı ne
varsa toplayacaksınız demedim mi ?”
Askerler “topladık komutanım” deyince komutan daha da çıldırarak “Lan ahmak herifler
topladınız madem şu Karşımda duran pis ihtiyarın ellerindeki Kur'an ve bayrak ne ?”
Komutan Türk bayrağından Kur'an-ı Kerim’den ve ezandan Ayrıca Türklerin hepsinden
nefret ederdi. Elinde olsa bu Uygur Türklerinin hepsini yer yüzünden silecekti ama böylesi
daha iyiydi. Kadınlara istedikleri gibi sahip oluyor erkeklere, çocuklara istediğini
yapabiliyordu. Tabii ki bu da kalleş komutana bayağı bayağı zevk veriyordu. Kadın, çoluk
çocuk, yaşlı demeden insafsızlar en ağır Eziyetler yapıyorlardı.
“ Ahmaklar şu cesedi alın, bayrakla kitabı da alın. Şimdi gidin aramadık ev, uç köşe
bırakmayın bir daha Türk bayrağı ve Kur'an görmek istemiyorum.”
Askerler Ömer babanın cansız bedenini ve kitapla bayrağı da alıp arabaya koydular. Ömer
babanın vücudu delik deşikti. Yüzünde çok güzel ve belirgin tebessüm vardı . me Ölüme
gülerek gitmişti ve bundan güzel ölüm var mıydı ki ? Mertçe zalime karşı koyarak kafa
tutarak gidiyorsun, değil delik deşik Paramparça olsan bile böyle güzel ölüm yoktu .
Ömer baba da zalimlere kafa tutarak mertçe gitmişti ölüme.
0
34
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Çok geçmeden askerlerin insafsız ve acımasız kalleş komutanı Bao da gelmişti. Kendisi çok zalim ve en ufak bir merhamet dahi bulunmayan bir komutandı. Uzun boyu ve korkutucu cüssesi ile arabadan inip kendinden emin bir şekilde askerlerin yanına doğru geldi. insafsız ve merhametsizliği sanki yüzüne vurmuş gibi yüzü de Esmer, somurtkan, sert bir ifadeye sahipti. Omuzları geniş, kolları ise hafiften kalındı. Sayısız Uygur Türk’üne işkence ederken öldürmüş ve kaç tane kadına acımadan tecavüz etmişti.
0
38
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
zalim her ne kadar güçlü olsa da karşısına çıkacak bir babayiğit hep çıkar, çıkmalıydı şu bir gerçek ki korkarak eziyet görerek yaşamaktansa korkusuzca direnerek ölmek her zaman daha iyi olmuştur.
0
43
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Kitabın en güçlü yanlarından biri, zulmün acımasızlığını ve bireylerin buna karşı koyma çabasını çarpıcı bir şekilde tasvir etmesidir. Çin hükümetinin baskısı, toplama kampları ve kültürel soykırım girişimleri, roman boyunca bizlere hem öfke hem de derin bir hüzün yaşatıyor. Bu eser, Doğu Türkistan’daki zulmü sadece gözler önüne sermekle kalmıyor; aynı zamanda insan ruhunun direnç ve cesaret dolu yanını da ortaya koyuyor.
Kitapla Kalın.
0
52
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Enes Sarac
Enes Sarac Yazar
@enessarac
Doğu Türkistan resmen kaderine terk edilmişti...
0
60
Bir Doğu Türkistan Destanı
Enes Saraç
Detay
Hoş Geldin, Okur!