Yaptığın hezeyan karşısında İlâhî hikmetler sana varmaz. Her şeye itiraz et, Hakk'la kavgaya koyul, sonra da hikmet bekle! İşte bu olmaz.
"Allah'ım! Bize uymayı nasip et, çekişmeyi bıraktır. Dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi ateşten sakla.
"Allah'ım! Bize uymayı nasip et, çekişmeyi bıraktır. Dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi ateşten sakla.
Ey evlat! Allah'a kul ol. Kader geldiği zaman susmayı âdet edin. Bu hâlde nice hikmetler sezeceksin.
İbrahim aleyhisselam yola girmeden önce can arkadaşını bulmuştu. Varlığını daima esirgeyecek komşuyu bulmuştu. Arkadaşı buldu, sonra yola çıktı... Komşuyu seçti, sonra eve taşındı. Hastalık gelmeden önce, tedavi yollarını aradi, buldu. Bela gelmeden sabrı öğrendi, hüküm verilmeden önce uymayı bellemişti. İbrahim aleyhisselam sizin manevi babanızdır. Ondan yol, erkân öğrenin ve ona uyun. O'nun sözünde ve işinde binlerce hikmet vardır.
Allah'n hoşnutluğunu dilersen halkın eziyetine razı ol; sabret, Allah, birçok şeyle tecrübe eder. O şeylerin hemen hepsi, kulların eli ile gelir. Sabırlı ol, üzülme. Allah'ỉn âdeti böyledir. Sevdiği kullara imtihan yolunu açar. Kim kazanırsa başarı ondadır.
Ey evlat! Gönlünün genis, kalbinin hoş olmasını istersen, halkın dedikodusunu isitme. Onların sözlerine bakma. Onlar, Yaradanlarına bile laf atıyorlar, bilmiyor musun? Senin ne önemin olur? Yaradanına kafa tutmak isteyen senden memnun olur mu?
Ey evlat! Bilgi edinmekle kitapları ezberlemekle ömrünü harcadın. Ama öğrendiklerinle amel etmedin. O bilgi sana nasıl yarar? Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurdu:
"Yarın kıyamet olduğunda Allah Teâlâ şu hitapla tecelli eder:
Ey peygamberler ve âlimler, siz halkın idarecileriydiniz, onlara ne gibi işler yaptınız?'Sonra padişahlara döner, 'Siz de hazinelerime sahip olmuştunuz; ihtiyaç sahiplerini kolladınız mi? Kaç yetime baktınız? Onlardan hak ayırıp gereken kimselere verebildiniz mi?
"Yarın kıyamet olduğunda Allah Teâlâ şu hitapla tecelli eder:
Ey peygamberler ve âlimler, siz halkın idarecileriydiniz, onlara ne gibi işler yaptınız?'Sonra padişahlara döner, 'Siz de hazinelerime sahip olmuştunuz; ihtiyaç sahiplerini kolladınız mi? Kaç yetime baktınız? Onlardan hak ayırıp gereken kimselere verebildiniz mi?
Allah'ın düşürmek istemediği hâllere düşmeyin.
Bazı büyükler, şöyle der:
"Bir kimse kıymetini bilmezse, kader ona bildirir.
Bazı büyükler, şöyle der:
"Bir kimse kıymetini bilmezse, kader ona bildirir.
Ahiret sevgisine düşen kalp, Allah yakınlığından perde-lidir.
İçinde dünya sevgisi olan kalp Allah'ın nuruna karşı perdedir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu:
"Bereket ve bolluk büyüklerinizin bulunduğu yerdedir."
Peygamberimiz, bu kelamı ile yaş büyüklüğünü kast etmiyor. Allah'ın emrine uyulmadıktan sonra yaş büyüklüğünün bir önemi olmaz. Büyük denince, yaşı olgun, başı dolgun olmalı, Allah'ın emrini tutmalı, yasak ettiği şeylerden kaçmalıdır. Kitaba, sünnete göre iş tutmalıdır. Yoksa birçok yaşça büyükler vardır ki, onlara selâm vermek bile caiz değildir. Yüzünde bereket değil, şer vardır.
"Bereket ve bolluk büyüklerinizin bulunduğu yerdedir."
Peygamberimiz, bu kelamı ile yaş büyüklüğünü kast etmiyor. Allah'ın emrine uyulmadıktan sonra yaş büyüklüğünün bir önemi olmaz. Büyük denince, yaşı olgun, başı dolgun olmalı, Allah'ın emrini tutmalı, yasak ettiği şeylerden kaçmalıdır. Kitaba, sünnete göre iş tutmalıdır. Yoksa birçok yaşça büyükler vardır ki, onlara selâm vermek bile caiz değildir. Yüzünde bereket değil, şer vardır.
Her kap içindekini sızdırır. Yaptığın iş inancına delildir. Dışın içini gösterir. Bazı büyükler,"Dış, için örneğidir." derler.
Hakk'tan uzaklığınız daha ne kadar sürecek?
Ne zamana kadar O'ndan kaçacaksınız?
Ne zamana kadar dünyayı yapıp, öbür âlemi yıkacaksıniZ?
Her birinizin ancak bir kalbi vardır; nasıl ona iki şeyi sığdırabiliyorsunuz? Ona hem Hak, hem halk sığabilir mi, bunlar nasıl olabilir? Biri girince öbürü kaçar. Olmaz dersen, yalan edersin. Yalan ise, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin buyurduğu şu hükmü giymiştir:
"Yalan imanı kaçırır.
Ne zamana kadar O'ndan kaçacaksınız?
Ne zamana kadar dünyayı yapıp, öbür âlemi yıkacaksıniZ?
Her birinizin ancak bir kalbi vardır; nasıl ona iki şeyi sığdırabiliyorsunuz? Ona hem Hak, hem halk sığabilir mi, bunlar nasıl olabilir? Biri girince öbürü kaçar. Olmaz dersen, yalan edersin. Yalan ise, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin buyurduğu şu hükmü giymiştir:
"Yalan imanı kaçırır.
Hakk'ın kapısını yitiren, halkın seçtiği yola oturur; onların elindekine koşar.
Allah Teâlâ bir ayet-i kerimede şöyle buyurdu:
"Allah katında en büyük günah yapmadıklarınızı söylemenizdir.
"Allah katında en büyük günah yapmadıklarınızı söylemenizdir.
Maddi olan her şeyin iyisini ararsınız, manevi olunca durmaz kaçarsınız. Aklınız gözünüzün gördüğünü kabul ediyor. Görmediklerinizi hiç kabul etmiyorsunuz. Ama işinize gelen olursa kabul etmekten de geri durmuyorsunuz.
Her şey, yine bir şey için yaratılır. Yerine göre söz edilir. İşe göre adam, cihat için kahraman yaratılmıştır.
İMANI TAM OLANIN DIŞI İLE İÇİ BİR OLUR
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu:
"Ben ve ümmetimin takva sahipleri tekellüften -içten gelmeyen ve zorla yapılan işten- uzaktırlar.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurdu:
"Ben ve ümmetimin takva sahipleri tekellüften -içten gelmeyen ve zorla yapılan işten- uzaktırlar.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de buna benzer bir hadis-i şerif beyan eylemiştir:
"Bir kul hata işleyeceği zaman, kapılarını kapar, perdelerini çeker, kullardan saklar; ama ona şöyle hitap edilir:
'Ey Âdemoğlu, Beni görenlerin en küçüğü yaptın! Hâlbuki hepsinden önce Beni düşünmeliydin.
"Bir kul hata işleyeceği zaman, kapılarını kapar, perdelerini çeker, kullardan saklar; ama ona şöyle hitap edilir:
'Ey Âdemoğlu, Beni görenlerin en küçüğü yaptın! Hâlbuki hepsinden önce Beni düşünmeliydin.