Allah Teâla bir kudsi hadiste şöyle buyurmuştur:
"Ey Âdemoğlu, iyi komşundan utandığın kadar, benden de utan.
"Ey Âdemoğlu, iyi komşundan utandığın kadar, benden de utan.
Yazık sana, ahireti dünya ile nasıl kirlettin? Allah'a itaati nefsine itaate etmekle nasıl karıştırdın? Halkı Hakka nasıl kattın? Bir yandan takva davası, bir yandan da Hakkı kullara şikâyet! Olur mu, yaptığını sen de beğenmedin değil mi?
Şu dünyanın sahte sultanlarına hizmet etmekle eline ne girer?
NASIL ÇALIŞIRSAN ÖYLE KARŞILIK GÖRÜRSÜN
Ey cemaat! Kaza ve kadere boyun eğin, hizmetinizi eksik etmeyin. Hükümlere razı olursanız, öyle olursunuz.
Nasıl olursanız, öyle de idareciler bulursunuz. Nasıl çalışırsanız öyle karşılık görürsünüz.
Ey cemaat! Kaza ve kadere boyun eğin, hizmetinizi eksik etmeyin. Hükümlere razı olursanız, öyle olursunuz.
Nasıl olursanız, öyle de idareciler bulursunuz. Nasıl çalışırsanız öyle karşılık görürsünüz.
Sana sevimsiz olan, O'nun için sevimli olabilir.
Mü'min belaya sabırla karşı koyar. Allah gönderdiği için razı olur. Rabbini suçlamaz. Niçin geldi, diye çıkışmaz.
Mü'min odur ki, bir bela geldiği zaman sabreder.
Allah, anlamsız hiçbir bela indirmez.
Her bela bir iyiliğin öncüsüdür. Bu iyilik ya dünya için veya ahiret için olur.
Allah, anlamsız hiçbir bela indirmez.
Her bela bir iyiliğin öncüsüdür. Bu iyilik ya dünya için veya ahiret için olur.
ALLAH SEVDİĞİNİ TECRÜBE EDER
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor:
"Allah, sevdiği kimseyi üzmez; ama tecrübe için bazı bela verir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor:
"Allah, sevdiği kimseyi üzmez; ama tecrübe için bazı bela verir.
İman sahibi, evvela içini tamir eder. İşin ilki oradan başlar. Sonra dış âlemine bakar.
Dıştan bakılsa Müslümansın, içe girilince küfre dalmış görünüyorsun. Zahirde tevhid ehlisin, ama Allah'a şirk koşmaktasın. Dinin dışında, iyiliğin yine dışta; içine bakılsa harap olduğu görülür. Su üstündeki beyaz köpükten başka ne denebilir senin hâline?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor:
"Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, saliha kadın, gözümün nuru namaz.
"Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, saliha kadın, gözümün nuru namaz.
Maddi hayatınızı dünyaya verin. Kısmetinizi meşru yoldan alın. Dertlerinizin devası budur. İyi yollardan gelen dünyalık size yeter.
Her genişliğin bir sıkıntısı çıkar. Her ferahlıkta bir darlık saklıdır.
Sabırlı olun. İçinde bulunduğunuz dünya, afet ve musibet doludur.
O'na dönmekten başka kurtuluş yolu yoktur. Bunu böylece bilesin..
Her şeye gücü yeten O'dur. Senin neyin var ki? Her şeyi bilen, yine O'dur. Senin ne kıymetin var? O'nun kapısına koş, O'ndan iste, temizlenmeyi O'ndan dile. O dilerse, Zatından başka her cins varlık vehminden seni temizler, kalbini imanla doldurur,marifet verir, ilim verir, zenginlik de verir, halktan bir şey istetmez, sana yakın hâli nasip eder kalbine kendi ülfetini yağdırır. Bu defa bütün duyguların O'nunla olur.
Dünya dertlerinden, gücünüzün yettiği kadar uzak olunuz
İnsanlara muhtaç olmayacak kadar dünyalığa er; sonra dinini harcarsın.
Sonsuz ve ebedî şeyi geçici dünya menfaatine değiştirende akıl yoktur. Dünyalık insanı nereye kadar götürebilir? İsterse en kıymetli şey olsun, kabir kapısından öteye geçemez.