Nasıl bir uçurum kusursuzluğuna ulaşmışım
ki düşecek yerim bile kalmamış....
ki düşecek yerim bile kalmamış....
Ben sonsuzluğun tadına bakarım, onlarsa sonsuzluk içinde yok olurlar.
Hayat ancak içine kattığımız yutturmaya
derecesiyle hoşgörülebilir.
derecesiyle hoşgörülebilir.
İtaat eden sırası geldiğinde kendine itaat ettirir.
Yalnızca cansız şeyler, oldukları şeye hiçbir şey katmazlar:
Kusurlarından yararlanamayanları, eksikliklerinden çıkar sağlayamayanları ve kayıplarıyla zenginleşmeyenleri haklı olarak horgörürüz, tıpkı insan olmaktan ya da sadece olmaktan acı çekmeyen her insanı horgördüğümüz gibi.
Şu yeryüzü - Yaratıcı'nın günahı! Fakat artık başkalarının günahlarının kefaretini Ödemek istemiyorum.
O halde uykuya verilen emek, yalnızca düşüncemizin değil, sırlanmızın da kuvvetini azaltır...
Her şeyin neyi temsil ettiğini düşünmeden bu
her şeyden yüz çevirmek.
her şeyden yüz çevirmek.
Eğer düşüncede öldürdüklerimiz hakikaten yok olsalardı, yeryüzünde kimse kalmazdı.
şimdi de sersemlemiş bir halde, budalalarla aynı düzeyde ve onlar kadar boşum.
Her yürek ancak belli miktarda acıya göre yoğurulmuştur.
Hangi günahı işledin de doğdun? Hangi suçu işledin de varsın? Acın da kaderin gibi sebepsiz.
Tabiatta bütün varlıkların kendi yerleri
varken, insan, metafizik olarak başıboş dolaşan, Hayat'ın içinde kaybolmuş. Yaratılış içinde tuhaf kaçan bir yaratık olmayı
varken, insan, metafizik olarak başıboş dolaşan, Hayat'ın içinde kaybolmuş. Yaratılış içinde tuhaf kaçan bir yaratık olmayı
Eğer etrafımızda sürünen sonsuz sayıdaki can çekişmeyi, birer gizli ölüm olan bütün hayatları sevip anlayabilseydik, acı çeken varlık sayısında kalp gerekirdi bize.