insanın var olduğu, ne ise o olduğu ve başka türlü olmayacağı...
Hayatla dolup taştığı için, Şeytan'ın hiçbir sunağı yoktur: İnsan kendini Şeytanda çok fazla bulduğu için O'na tapamaz; ondan bilerek nefret eder.
Bazen bir şey içinde kendimizi unutmayı başarırız; ama dünya içinde kendimizi nasıl unutabiliriz? Bu olanaksızlık o acının tanımıdır. Bu acının yakaladığı kimse hiçbir zaman iyileşmeyecektir,
Zihnin icat ettikleri, bir dizi yeni nitelemeden ibarettir; unsurları yeniden adlandırır yada yegâne ve değişmez bir acı için daha az aşınmış sifatlar arar.
Şeytana doğru mu döneceğiz? Fakat ona dua etmeyi beceremezdik: Ona tapınak, içedönük bir biçimde dua etmek, kendimize dua etmek olurdu.
Dünya yalnızlığımızı bozmuştur; ötekilerin üzerimizde bıraktığı izler silinmez bir hale gelir.
Hiçlik karşısında her kelimeyle bir zafer kazansak bile, onun zorbalığına daha da fazla maruz kalmamıza yol açar bu.
Biri sanki ebedîymiş gibi yaşar, öteki devamlı olarak ebediyetini düşünür ve bunu her düşüncesinde inkâr eder.
Değer yaratan insan, tam anlamıyla sayıklayan varlıktır; bir şeyin var olduğu inancından mustaliptir, oysa nefesini tutması kâfidir: Her şey durur. Heyecanlannı askıya alsa Attık hiçbir şey titremez olur. Kaprislerini ortadan kaldırsa: Her şey soluklaşır.
Gerçeklik aşırılıklarımızın, ölçüsüzlüklerimizin ve dengesizliklerimizin bir eseridir.
Gerçeklik aşırılıklarımızın, ölçüsüzlüklerimizin ve dengesizliklerimizin bir eseridir.
Aşın hassas yalnızlıklarımız, ötekiler için ne cehennemdir!
İçimdeki peygamberi öldürmüş olduğuma göre, nasıl olurda insanlar arasında hâlâ bir yerim olabilir ki?
Tanımlama zaafı, onu merhametli bir cani ve uysal bir kurban haline getirmiştir
Sonuca bağlama eğilimine direndiğim için ruhu yendim; tıpkı hayatı da, onun içinde çözüm aramaktan dehşete kapılarak yendiğim gibi...
Vaktiyle bir "benliğim" vardı; artık sadece bir nesneyim...
Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve
o uyandığında dünyadaki kötülük biraz daha artar...
o uyandığında dünyadaki kötülük biraz daha artar...
îdeal"siz bir dünya, doktrinsiz bir can çekişme, yaşamsız bir ebediyet hasreti...
Cennet... Fakat kendimizi oyalamaksızın bir saniye bile var olamazdık: İçimizdeki peygamber, bizi kendi boşluğumuzda ihya eden deli tarafımızdır.
Cennet... Fakat kendimizi oyalamaksızın bir saniye bile var olamazdık: İçimizdeki peygamber, bizi kendi boşluğumuzda ihya eden deli tarafımızdır.
Bir tanrıyı yakışıksızca seven kişi başkalarının
da onu sevmeye zorlar.
da onu sevmeye zorlar.