Tabii ve nefsi arzularının eteğine tutunup koştukça hayrı göremezsin.
Doğru ol, nefsin otağına yerleşip kaldıkça doğruyu bulamazsın.
Ey Muhammed ümmeti! Allah'a şükretmeye alışın. O'na yapılan ibadet az da olsa makbul olur. Zaten sizden önce gelenlere göre yaptığınız kulluk çok azdır. Bu sebeple yaptı ğınız halis olmalı, böyle olursa çok olur. Yeter ki, Hak yolunu candan tutasınız. Siz sonra geldiniz; ama kıyamet günü diğer ümmetlerden önce kalkacaksınız. Bu, sizin için bir fazilettir. Sizden iyi olanın iyiliğine sınır yoktur. İyilikte kimse onu geçemez. Sizler öncüsünüz, diğerleri size bağlı.
Tefekküre geçmeden yapılan her iş uğursuzdur. İnsanı selamete çıkarmaz Bilakis batağa gömer.
Şeytan ve kötü duygular, tefekkürle yokluğa gömülür. İşte Peygamberimizin:
"Bir saat tefekkür, bir gece sabaha kadar yapılan ibadetten hayırlıdır." buyurması buna dayanır.
"Bir saat tefekkür, bir gece sabaha kadar yapılan ibadetten hayırlıdır." buyurması buna dayanır.
Sana aciyorum. Çok az düşünüyorsun. Tefekküre daldığın yok. İşlerini düşünerek yap.
Tefekkür kalpten olur, kalbine yönel, hâlini düşün, iyilik üzere isen hâline şükret. Aksi hâlde tevbe et, yaptıklarından pişman ol, Hakk'a yalvar. Öylece dinini tefekkürle canlandırman mümkün olur.
Tefekkür kalpten olur, kalbine yönel, hâlini düşün, iyilik üzere isen hâline şükret. Aksi hâlde tevbe et, yaptıklarından pişman ol, Hakk'a yalvar. Öylece dinini tefekkürle canlandırman mümkün olur.
TEFEKKÜR İBADETİ YAP
Ey evlat! O'nun işlerine boyun eğ, sonra O'nunla ol. İşin iyiliği bundan sonra başlar.
Ey evlat! O'nun işlerine boyun eğ, sonra O'nunla ol. İşin iyiliği bundan sonra başlar.
Sabredin, kazanın ve kaderin hükümlerine boyun eğin. Bunları yaparsanız, manevi hayatın kapıları size açılır.
Kalp, halkı aradan bırakınca diriliğe erer, Hakk'la olur ve hayata kavuşur. Bu hâl maddi bir tabir değildir.
Hepinizin kalbi ölü, öldürdünüz kalbinizi. Yaptığınız hatalar onu perişan etti. Nefsinizi dirilttiniz. Hatalarınız buna sebep oldu. Şehevî arzularınız, her işin başında geldi. Yalnız dünyayı ister oldunuz.
Şu devrin insanları için en ince iş, halkın peşinde koşmaktır, Yaratıcı gözlerinde yok. O'nun sevgisi ruhlarından silindi.
Namaz kılan çok, hakikisi yok, Hacı desinler diye Kâbe'ye gidiyor. Hareketleri kötü niyetine göre olduğu için fayda bulamıyor. Bir, iki iyi iş tutsa da kullar için yapıyor, Hakkı gözetmiyor.
Nifak işleri bol, kimsenin işi içine uygun olmuyor. Özü ve sözü bir olan kalmadı. Ne olacak hâlimiz?
Herkes işin kolayını ariyor. Ortalık riyakârlarla doldu, görsünler ve desinler için iş yapılıyor.
Vah bize! Azimet sahibi olarak Hak ve hakikatin peşinde koşsaydık bu hâle düşmezdik. İyi işler peşinden gitseydik Allah yardımcımız olurdu. Bizi kurtarırdı. Nasıl oldu da böyle azimeti bıraktık? Gayret ve fedakârlık gitti, fedakârlık kayboldu.
Namaza durduğunuz zaman halkla ilginizi kesin, Hakkla olun.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
"Kulun, Allah'a en yakın anı secde hâlidir." buyuruyor.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
"Kulun, Allah'a en yakın anı secde hâlidir." buyuruyor.
Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
"Gökten ateş yağınca, kurtulacak bir kişi olacaksa, o namaz ehli olur." buyuruyor.
"Gökten ateş yağınca, kurtulacak bir kişi olacaksa, o namaz ehli olur." buyuruyor.
İbadet, gelip geçici şeyleri belli bir süre için terk demektir. Neden bu yola girip Kur'ân'n ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin sözünü tutmadınız, Allah yolunu bulmadınız?
Peygamberlerin ve iyilerin hâli böyleydi. Nimet gelince:
"Hoş geldi, safalar getirdi." derlerdi.
Bela gelince de bağırmaz, çağırmaz, Allah'tan yardım talep ederlerdi.
İsyan sofrasını hemen terk edin ve uzaklaşın. Kulluk sofrasına çömelin ve bol bol yiyin, için. Haddi aşmayın. Kolaylık karşınıza çıkınca şükre koşun. Sert bir işe çarpılınca hatalarınızı hatırlayın ve istiğfar edin. Nefsinizi hesaba çekin. Allah hiçbir zaman kullarına zulmetmez.
"Hoş geldi, safalar getirdi." derlerdi.
Bela gelince de bağırmaz, çağırmaz, Allah'tan yardım talep ederlerdi.
İsyan sofrasını hemen terk edin ve uzaklaşın. Kulluk sofrasına çömelin ve bol bol yiyin, için. Haddi aşmayın. Kolaylık karşınıza çıkınca şükre koşun. Sert bir işe çarpılınca hatalarınızı hatırlayın ve istiğfar edin. Nefsinizi hesaba çekin. Allah hiçbir zaman kullarına zulmetmez.
Kalbinizdeki karartı beni hayrete düşürüyor. Aranızdan güven çıkmış. Birbirinize güvenmez olmuşsunuz. Birbirinize acımıyorsunuz. İlâhî emirler size emanet olarak bırakılmış; hâlbuki siz onu bir yana atmışsınız.